BATI GÜVENLİK KRİZİ İLE YÜZ YÜZE
Batı, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en ciddi güvenlik krizlerinden biriyle karşı karşıya ve bunun bir süre devam etmesi bekleniyor. Uzmanların belirttiğine göre, “Trumpçılık, onun başkanlığından daha uzun sürecek.” Amerikan güçlerinin geri çekilmesiyle oluşan boşluğu hangi ülkelerin doldurabileceği sorusu gündeme geliyor.
1947 yılının bir sabah, İngiltere’nin Washington büyükelçisi Lord Inverchapel, ABD Dışişleri Bakanı George Marshall’a iki diplomatik mesaj sunuyor. Bu mesajlar, Yunanistan ve Türkiye ile ilgiliydi. “Yunan devletini desteklemeye devam edeceğiz,” diyen İngiltere, Sovyet tehdidine karşı ABD’den yardım bekliyordu. Amerika, Yunanistan’ın kaybının Türkiye’yi takip edeceğinden endişe duyuyordu. Dolayısıyla bu tehditlere karşı Truman Doktrini olarak bilinen bir politika oluşturuldu. Bu doktrin, demokrasiyi savunmayı ABD’nin milli menfaati olarak görüyordu.
ABD, savaş sonrası yıllar boyunca dünya politikasını şekillendirdi ve kültürel, ekonomik ve askeri bir üstünlük sağladı. Ancak Donald Trump, Amerika’nın jeostratejik hırslarını sorgulatmaya başladı. Trump, Avrupa’nın güvenliğinin sağlanmasında ABD’nin rolünü sorgularken, birçok lider Avrupa’nın kendi ayaklarının üzerinde durması gerektiğini ileri sürüyor.
EUROPA’NIN KENDİ GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMASI GEREKEN DÖNEM
Trump’ın eleştirileri, ABD’nin müttefiklere baskı yapmasına ve Avrupa’nın ABD’ye bağımlılığını sorgulamasına yol açıyor. “NATO ülkeleri para vermeyecekse onları savunmayacağım,” demesi, Avrupalı ülkeleri daha fazla sorumluluk almanın eşiğine getiriyor. İngiltere Başbakanı, ülkenin savunma harcamalarını GSYH’nin yüzde 2,5’ine çıkaracağını duyurdu ancak uzmanlar yeterli olmadığını düşünüyor.
Fransız halkının neredeyse dörtte üçünün ABD’yi artık müttefik olarak görmemesi, Avrupa’daki güvenlik algısını etkiliyor. “Trump’ın NATO’ya verdiği zarar muhtemelen tamiri mümkün değil,” diyen bazı düşünce liderleri, Avrupa’nın kendi askeri kapasitelerini artırmasının şart olduğunu vurguluyor.
GELECEKTEKİ ZORLUKLAR VE İHTİYAÇLAR
Avrupa’nın, Soğuk Savaş sonrası dönemdeki güvenlik havuzundan bağımsızlaşması gerekiyor. Birçok Avrupa ülkesi, savunma harcamalarını artırmayı ve askeri yeterliliklerini sağlamayı hedefliyor. Ancak uzmanlar, bundan sonraki sürecin zorluklarla dolu olacağını belirtiyor. Avrupa’nın kendi savunma sanayisini oluşturması gerektiği aşikar, ama bu fikirler arasında bölünmeler var.
Trump, uluslararası düzenden vazgeçmeyi ima ediyor. Bugün, NATO’nun geleceği belirsizliğe sürüklendi ve Avrupa’nın kendi güvenliğini sağlamak için harekete geçmesi gerekiyor. Avrupa’nın savaş dönemleri sonrası güvende kalmasının yolu, kendine yeterli bir savunma stratejisi geliştirmekten geçiyor.